29 Mayis 1453
Tarih boyunca bazi gunler vardir ki sadece bir devletin degil, bir medeniyetin kaderini degistirir. Istanbulun Fethi boyle bir gundur. O gun yalnizca bir sehir alinmamis, dunyanin siyasi ve kulturel dengeleri de degismistir.
Yuzlerce yil boyunca Konstantiniyye olarak bilinen bu buyuk sehir, dogu ile batiyi birbirine baglayan stratejik bir merkezdi. Nice hukumdarlar onu almak istemis, nice ordular surlarinin onunde durdurulmustu. Ancak tarih bazen bir insani secerek buyuk degisimlerin kapisini acar. Sultan II. Mehmet de bu secilmis isimlerden biri olarak tarihe gecmistir.
Fatih Sultan Mehmet sadece bir komutan degil, ayni zamanda vizyon sahibi bir devlet adami ve ilim meraklisi bir liderdi. Genc yasina ragmen gelecegi okuyabilen, buyuk hedefler kurabilen ve bu hedefleri gerceklestirecek cesarete sahip bir hukumdardi. Fetih hazirliklari yillar surmus, toplar dokulmus, ordular egitilmis ve stratejiler gelistirilmistir.
Fethin en dikkat cekici olaylarindan biri gemilerin karadan yurutilmesidir. Bu hamle askeri tarihin en buyuk stratejik hareketlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak zaferin gercek nedeni yalnizca askeri guc degildi. Kararlilik, disiplin, sabir ve inanc da bu buyuk basarinin temel taslarini olusturuyordu.
Istanbulun Fethi ile birlikte Orta Cag kapanmis, Yeni Cag baslamistir. Bu olay sadece Turk tarihini degil, Avrupa tarihini da derinden etkilemistir. Ticaret yollari degismis, devletler yeni stratejiler gelistirmek zorunda kalmis ve dunya yeni bir doneme girmistir.
Bugun aradan gecen asirlara ragmen Istanbulun Fethi hala ayni heyecani uyandirmaktadir. Cunku bu zafer, imkansiz denilen hedeflere ulasilabileceginin en buyuk kanitlarindan biridir. Bir milletin azmi, bir liderin vizyonu ve bir ordunun fedakarligi tarihin akisini degistirmistir.
Istanbul sadece bir sehir degildir. O, medeniyetlerin bulustugu, tarih yazan insanlarin izlerini tasiyan essiz bir mirastir. Fatih Sultan Mehmet ise yalnizca bir komutan degil, bir cag acip bir cag kapatan lider olarak insanlik tarihindeki yerini almistir.
Bazi zaferler yalnizca kazanilmaz; asirlari etkiler.
Ve bazen bir adam Fatih olur, bir sehir Istanbul olur.
İstanbul’un Fethi, yalnızca geçmişte kalmış bir askeri başarı olarak değerlendirilmemelidir. Bu büyük zafer; hazırlığın, stratejinin, kararlılığın ve hedefe bağlılığın sembolüdür. Aradan geçen yüzyıllara rağmen Fatih Sultan Mehmet’in ortaya koyduğu vizyon bugün hâlâ saygıyla anılmaktadır. Çünkü büyük hedefler, büyük cesaret ve büyük sorumluluk ister. İstanbul’un surları önünde verilen mücadele, bir milletin tarih sahnesindeki yürüyüşünün en güçlü adımlarından biri olmuştur. Bugün İstanbul’un sokaklarında dolaşan herkes, aslında yüzyılların mirası üzerinde yürümektedir. Bu nedenle 29 Mayıs yalnızca bir tarih değil, aynı zamanda azmin, inancın ve kararlılığın sembolü olarak hafızalarda yaşamaya devam etmektedir. Fatih Sultan Mehmet ve fetih ruhu, Türk tarihinin en parlak sayfalarından biri olarak gelecek nesillere aktarılmaya devam edecektir.